19 Ocak 2013 Cumartesi

Siz de yapabilirsiniz sevdikleriniz için..

Japon kültürün de geleneksel bir özellik  olan el yapımı armağan vermek  artık bizde çok uzak bir davranış.

Biz pahalı, markalı hediyeler almayı artık kendimize farz yaptık. Aslında ne güzeldir, yürekten kopan bir şeyi sevdiğiniz kişi ya da kişilere el emeğiniz ile sunmak..

Belki bu el yapımı top size ilham verir, ne de olsa sevgililer günü yaklaşıyor. :))

Köy Bebeği..

Eğer yolunuz Ürgüp'e düşerse siz de ben gibi belki hatıra olması adına bu güzel bebeklerden alırsınız...

Siz de bir isim koyarsınız bebeğinize..

18 Ocak 2013 Cuma

Cok yaşayan mı bilir çok gezen mi ?


Merhaba obilirobilmez'in değerli takipçileri,

Sizlerle ilk kez buluştuğumuz bu haftaya farklı birşey yaparak başlayalım, yorumlarla da kaynaşalım istedik.

Veeee.. kendimize, aslında hepimize bir soru sorarak başlıyoruzzz...

"Çok yaşayan mı bilir çok gezen mi?"
Evet.. 

Cevaplarınızı duyar gibiyiz. Ama! cevaplarınızı duymak değil! yorumlarda okumak istiyoruz :) Ne demişler "söz uçar yazı kalır" 

Biz bu paylaşımımız da insanların dünya işleri yüzünden güzel yerler gezebileceği, güzel şeyler yiyebileceği, güzel şeyler öğrenebileceği vb. güzel şeyler için çok zamanları olmadığını, olan kısacık zamanlarını da bu tarz güzel yerleri bulmak için harcamaması gerektiğini düşündük ve bu konuyu açtık.

Siz değerli takipçilerimizden gittiği, gördüğü, yediği, içtiği, sevdiği... pahalı ucuz, lüks basit vs. demeden zor bulunan kısacık zamanlarında zevk alarak vakit geçirdiğiniz, tavsiye ettiğiniz yerleri paylaşmanızı ve uzun eğer yazamıyorsanız kısa ama açıklayıcı (burada bu yenir, şu kadar fiyat, uygun vb.) bilgilerle paylaşmanızı istiyoruz.

Neden istiyoruz?

Bu rehber sizlerin sayesinde büyüyecek. Bizler de sizlerin zamanını en güzel yerlerde, en güzel lezzetleri deneyerek geçirmesini istiyoruz.

Tabi bu sizler sayesinde olacak..

Dediğimiz gibi : Hadi! bilmediklerini öğren öğrendiklerini öğret

17 Ocak 2013 Perşembe

Gelecek 50 yıl..

John Brockman editörlüğünde, 25 farklı bilim adamını bir araya getiren bu kitapta bize gelecek 50 yıl içerisin de bizi nelerin beklediğini onlardan dinlemenizi  tavsiye ederim. 

Sizde ben ve John Brockman gibi gelecek yılların  bilim çağı olduğunu düşünüyorsanız okumak için bu kitabı hemen sıraya alın.

" Yirmi beş özgün denemenin konusu ve hareket noktası, kitaba katkıda bulunanların kendi uğraş alanları açısından "önümüzdeki elli yıldır." demiş kitabında J. Brockman. Kitapta Ian Stewart' ın  2050 nin matematiği hakkında merak ettiklerinizi öğrenebilir, Roger C. Schank sayesinde gelecek 50 yılda daha akılı olup olmayacağımızın sorusunun cevabını öğreneceksiniz ve bence en önemlisi  Paul W. Ewald tarafından kaleme alınan " Hastalığın üstesinden gelmek" konulu derleme ile hepimizin merak ettiği sorulara cevaplar vermiş.

Ekip Arkadaşlarım..



Bu görmüş olduğunuz birbirinden güzel varlıklar benim ekip arkadaşlarım, siz de ekip 
arkadaşlarınızın resimlerini  paylaşın bizimle ..

16 Ocak 2013 Çarşamba

Küçükkuyu..

Siz şimdi bilmezsiniz Zeus Altarı' na ( Sunak)  çıkmak nasıl bir duygudur? Ne ile karşılacağımızı bilmeden, sadece interneten baktığımız birkaç resim ile düştüğümüz yolun sonunda, şu cümleyi söylemiştim kendime " Bu tanrılar işini biliyormuş". 




Ege 'nin başladığı yer diyorlar orada Küçük kuyu için, gerçekten de bende aynı şeyi düşünmüştüm, Ege' nin tamamı bence buradan ilham alarak büyümüştü. 

Belki Ege de bulunan Çeşme, Alaçatı, Bodrum vs gibi  orada sürekli bir hareketlilik yoktu ama Küçük kuyu bence unu elemiş ipini asmış denecek olgunluğa sahipti diğer Ege tatil yöreleri arasında. 

Küçükkuyu' nun can damarı olan Mıhlı Çayı görülmeden ölünmemesi gereken yerler arasına mutlaka alınmalıdır diye düşünüyorum. Hem doğa, hem tarih hem de deniz bu kadar güzel ancak Küçükkuyu da yakışırdı birbirine..

Akyaka..

Akyaka; yeşilin mavi ile resmen kucaklaştığı yer bence, bir tatilde olmasını istediğim herşey bence orda sunulmuş gibi.  Sabah erken saatlerde kalkıp Azmak Nehri etrafında sabah yürüyüş yapma keyfini ben hiç bir yerde bulamadım. Akyaka nın içinde bulanan Halk plajını tatilim sırasında kullanmama rağmen ben size Çınar adı verilen başka bir koy da denize girmenizi tavsiye ederim, burada piknik yapabilme şansına da sahipsiniz.

Ben oldum olası herşey dahil otelleri sevemedim, otelde kendimi kafese kapatılmış bir hamster gibi hissediyorum desem inanın hiç yalan olmaz. Akyaka gibi özgürce tatil yapabileceğiniz yerler de konaklama imkanları da bence oldukça sevimli. 

Villa tarzında olan pansiyon, butik otel ya da otellerde tatilinizi  bütçenize göre şekillendire biliyorsunuz. Tanımadığınız binlerce yabancı ile kahvaltı yapmaktansa her sabah güler yüzle karşılanacağınız  " Günaydın"  kelimesini  duyacağınız bir mekanı tercih edersiniz diye düşünüyorum. Eğer zaten Akyaka ' nın sakinliğinden sıkılırsanız, bence mümkün değil ama kanınız çok kaynıyorsa, Marmaris hiç te uzak ta değil (25 km yaklaşık) Marmaris' in eğlenceli, hızlı gece hayatına kendinizi bırakabilirsiniz.