27 Şubat 2013 Çarşamba

Bugün Ne Giysem?


1-Bambi Babet 39.90 TL

2- Collezione Pantolon 34.90 TL

3-Collezione Bluz 24.90 TL

4-LCW çanta 29.90 TL

Napolyon’dan Josephine’e

1797 baharı,

Josephine’e, 

Artık sizi semiyorum; tersine sizden nefret ediyorum. Bir cadısınız siz,tam anlamıyla yoldan çıkmış, tam anlamıyla ahmak,gerçek bir Sindirella’sınız. Bana hiç yazmıyorsunuz,kocanızı hiç mi sevmiyorsunuz? Mektuplarınızın ona ne kadar zevk verdiğini biliyorsunuz, ama yine de eliniz ona beş altı satır çiziktirmeye varmıyor! 

Peki bütün gün ne yapıyorsunuz Madam?Sizi sadık sevgilinize yazmaya vakit bulmaktan alıkoyacak denli yaşamsal bir uğraş içinde misiniz?Hangi bağlılık ona vatt ettiğiniz sevgiyi, sevecen ve sürekli sevgiyi boğmanıza,bir kenara atmanıza neden olabilir ki? Her anınızı dolduran,günlerinizi yöneten ve ilginizi kocanıza adamanıza engel olan bu harikulade yeni aşık kim olabilir? Bakın,söylüyorum Josephine; güzel bir gece kapılar kırılacak ve karşınızda beni göreceksiniz. 

Aslında sevgilim sizden haber alamamak beni kaygılandırıyor, yüreğimi coşku ve sevinçle dolduran o güzel sözlerden oluşan dört sayfalık bir mektup yazın bana hemen. 

Çok yakında sizi kollarıma almayı,sizi ekvator güneşi gibi kavurucu bir milyon buseye boğmayı ümit  ediyorum...

24 Şubat 2013 Pazar

ELLER, hayatın tüm kahrını, güzelliğini hissedenler...

Eller, eller anlatır hayatın tüm gerçeklerini  tüm hissettirdiklerini.. Gözler görür ama eller gibi dokunamaz, hissedemez asla! yaşayamaz o güzel duyguları, sadece bakarlar, bakarlar..

Oysa ki eller öyle midir? Hayır! onlar görmezler belki ama hayatın kendisini yaşarlar.. Dokunurlar, hissederler, üşürler, yanarlar ama asla hayatın kendisine dokunmaktan, yaşamaktan vazgeçmezler! 

Çünkü ellerdir hissettiklerini öğreten bu iyi, bu kötü diyen ellerdir bunları ölümsüzleştirmek için bir kalemi tutturan, kağıda döktüren.. İşte bu yüzdendir ellerin, ellerde olan o parmak izlerinin benzersiz olmasının tek nedeni..

Çünkü insanın her yaşadığı duygu benzersiz yaşanmalı asla ellerin tuttuğu, hissettiği şeyler bırakılmamalı sıkı sıkı sarmalı... Eller, işte böyledir, hayatı hissettiği gibi yaşayandır...

Konuk Yazarımız... ( Vizyondakilerin Yorumu)

Bir ilk olarak konuk bir yazar ile sizleri buluşturuyoruz, sevgili arkadaşım, Sıla Yurtaydın'ın yazmış olduğu "Sinema Yorumu" hakkında ki yazıyı sizlerle  buluşturuyoruz..  


2013 ‘ün ilk günlerinden beri bir Türk filmi furyası oluştu… Cem yılmaz klasiği ortalarda çok döndü ama sonuçta bilet alıpta giden seyirciler bunu bir gişe filmi aksine normal şovu olduğunu görünce normalde 50 tl den başlayan gösterilerini 10 tl gibi bir ücretle izleme fırsatı buldu. Filme gelecek olursak eski günlerdeki olayların yanına 5 yıldızlı otellerdeki her şey dahil sistemi kendi yorumuyla açıklayıp kadın ve erkek arasındaki hormonsal dengeyi de kendince anlatıp ilk bölümde güldürüp ikince bölümün basında olayları toplayıp ikinci bölümün sonlarında doğru da gösteriyi nirvanaya taşıyor…

Ama benim favorim Celal ile ceren … Film şahanın argodan daha çok bu sefer erkek kadın ilişkilerindeki komik hallerini anlatırken ta buradan oscarlı filmlere de taş atmayı unutmamış. Hani genelde romantik filmlerde kız kaçar erkek onu takip edip uçak binmeden önce yakalarya burada yakalayamıyor ve film her şekilde sizde sevgili ile olan güzel ikilemleri tüm çıplaklığıyla komedi tarzında götürüyor ve film sonunda salondan tebessümle çıkıyorsunuz…

Romantik Komedi 2 filmi ise bende Gürgen Öz olarak değişse yeridir. Oynadığı karakter resmen istenilmeyen sevgili formatında kendi yetmiyormuş gibi evli olan olmayan diğer arkadaşlarını da kafalayıp soluğu Antalya da alıyorlar ama filmin en sağlam sahnesi için tartışırım çünkü çok seçenek var. Sonuçta izlenmesi gereken bir film ilk filminden daha hareketli diyebiliriz…



Demet Akbağ ‘ın oynadığı Hükümet Kadın ise küçük bi kasaba geçen komik olaylarla ilgili geçiyor ama çoğu yerde anlayamıyorsunuz çünkü konuşmalarda ve şarkılarda kürtçe . Film genel anlamda ise TV filmi olmanın ötesine geçememiş bi film olarak kalıyor.

Bu kadar film i ile kendi görüşlerimi yazsam ide bi kaç forum ve blog da düzenli yazılarım var umarım sizden de olumlu bi etki bırakmışımdır. Tabi ki bu yazıyı yazdıran kurucuya da gözden kaçırmamak gerek...

Teşekkür ederiz Sıla..


Gıda Etiği..


Gıda etiği;  “Gıda bilimi, teknolojisi ve uygulamalarında, doğru olarak kabul edilecek değerleri araştırmak, bulmak, sistemleştirmek ve insanların hizmetine sunmak” olarak açıklanabilir.

Gıdalar üzerinde yapılan hileler..

  • Ufalanmış peynirin birleştirilip yeniden kalıp peynir yapılması ,
  • Dana kıymaya tavuk sakatatı katılması ,
  • Sütün yağı alınıp yerine margarin konulması ,
  • Küflü kaşarlardan eritme peyniri yapılması ,
  • Tavuk dönerin içine tavuk derisi, bağırsak, paça ve sakatatlar baharatlanarak karıştırılması 
  • Kırmızı bibere kiremit tozu eklenmesi ,
  • Kalitesiz bulgura boya katılması ,
  • Zeytinyağına rafine ayçicek, kanola, fındık ve tereyağının karıştırılması ,
  • Son kullanma tarihi geçmiş sucuklar ın yeni yapılan sucukların içine katılıp yeniden imal edilmesi 
â
â
â

â
â

Sahip olmak istediğin bebeğin cinsiyetini seçmek ..


“Sahip olmak istediğin bebeğin cinsiyetini seçmek ne kadar etiktir?” sorusu her geçen gün daha çok sorulmaya baslamıstır.


Cinsiyet Seçiminin Tarihsel Serüveni


Tarihsel olarak baktığımızda, cinsiyet seçimi daha çok ya da daha az başarılı bir şekilde ve bir çok yolla denenmiştir.

En ilginci:  Yunanlılar, sol  testisin iple bağlanması sonrası ilişkide bulunulduğunda erkek çocuk sahibi olunabileceğni düşünmüşlerdir. Çünkü erkek olmasını belirleyen spermlerin sağ testislerden üretildiğine inanıyorlardı.

İlişki zamanlaması

Özel diyetler : En az altı hafta önce muz, kiraz, kavun, brüksel lahanası, bakla, kereviz, domates gibi sodyum ve potasyumca zengin bir beslenmeyle erkek, Magnezyum ve kalsiyum zengin bir diyetle beslenmeyle de kız çocuk meydana getirme düşüncesi… 


Cinsiyet seçimi (Tıbbi olmayan sebepler için), Victoria (VIC) Queensland (QLD) Western Australia (WA) South Australia (SA) (Avusturya) ,İtalya,Almanya, Fransa da yasaktır.

İngiltere de yasalar, sadece genetik bir hastalık için yüksek risk durumunda seçim yapılabileceğini söylemektedir.

Hindistan,Çin,İsrail de ise serbesttir...

Canım yalnızca sevmek istiyor seni!


Canım yalnızca sevmek istiyor seni!

Canım yalnızca sevmek istiyor seni…kırmadan, incitmeden, yormadan, usulca, şımartmadan ve şımarmadan, özenle, hakkıyla, tertemiz sevmek…yıllar önce unuttuğum bir şarkıyı yeniden hatırlayıp defalarca mırıldanırcasına, zamandan koparırcasına…

Canım yalnızca sevmek istiyor seni…dokunmadan, uzaktan uzağa belki nefes nefese, kalp kalbe… Canım seni sevmek istiyor…gecenin ardındaki ilk ışık ruhumu buluncaya kadar…daha güzeli, yakışıklısı, zekisi, zengini değil canım bir tek seni; ölürcesine, ölümüne sevmek..

Canım yalnızca sevmek istiyor seni…Kirpiklerinin ucuna kadar sevilir mi bir adam? sevilir…sevilir işte.. neden, sebep gereksiz. sevmek; yürek tutulması.. ne zaman dağılır, son bulur bu tutulma bilinmez. ne garip.. hala bakıyor yüzüme resmin.. seslensem ses vericek gibi, ruhumu çekiyor bu sen çekimi..

Öyle bir duygu ki seni sevmek; kendi elinle kalbini paramparça etmek… Öyle bir şey ki senin ebediyen olmayacağını bilmek; boğazında yutkunmayla geçmeyecek kadar zehir zıkkım bir acı, göğsünü çatır çatır kıran onlarca tonluk yük, beyninde kuşların etini gagaladığı bir azap hali.. öyle bir boşluk var ki içimde, yerine ne koymaya kalksam daha da büyüyen. yani öyle bir şey ki bu acı, dilerim bunu kimse ömrü boyunca tatmaz..ne garip hala yaşıyorum.

Canım yalnızca sevmek istiyor seni… senı sevmenin tadına varana kadar, taa ki birbimizde arınıncaya kadar.. yeni doğmuş bir bebeği nasıl tutacağını şaşırmışcasına.. ilk defa birini kucaklar gibi, Adem ile Havva’nın yüzyıl sonra kavuşması kadar hasretle..

Canım yalnızca seni sevmek istiyor… gece, ellerinin bağını gündüze çözene kadar… dolunay yüzümüze vurana kadar… Canım yalnızca seni sevmek istiyor.. saatlerin artık kullanılmayacağı an’a kadar…Güneşim olup içimdeki karanlığa doğana kadar..

Canım yalnızca sevmek istiyor seni.. saçlarını yüzünden ayırıp, gözlerini kirpiklerinden, ellerini bileklerinden, ismini bedeninden ayırıp ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi keşfeder gibi ilk kez ve merakla..canım yalnızca sevmek istiyor seni…

Canım yalnızca sevmek istiyor seni…fikrimi, cismimi, beni’mi unutana kadar…süregelen bir sevgiyle değil, içgüdülerimle içimden geldiği gibi..özgürce, güvenle, ezelden ebede kadar…hep seveceğim ve içime işleyen bir koku gibi, anlatamadığım ama bırakmak istemediğim, bitmesini istemediğim bir hisle..

Canım yalnızca sevmek istiyor seni…hayattaki ilk gülüşümü bulana kadar..başka bir tenin bana helal kılınacağı güne kadar…sonum olup son nefesimde senle olana kadar…canım seni sevmek istiyor…canım yalnızca seni sevmek istiyor…kıyamet gibi, ecel gibi, yüz kere yüz bin kere bin gibi, doğu ile batı, kavuşmaz denilen iki yakanın bir araya gelmesi gibi, sonsuzca, bıkmadan, usanmadan, aldatmadan ve aldanmadan, kanmadan, çıldırırcasına…ne fazla ne eksik değil haddinden fazla, mahçup bırakmadan, yere düşürmeden…gözlerimin senden başkasını görmediği, ardında kalbim çarpa çarpa…sadece seni…seni…seni…seni sevmek istiyor.

Canım yalnızca sevmek istiyor seni…
Şimdi sürte sürte bileklerimi kalemimle kessem…
Yine de bilirim sensiz bir yürekle ölmek bile zor !

18 Şubat 2013 Pazartesi

Türk Hematoloji Derneği Hasta Bilgilendirme..

                                                            http://www.thd.org.tr/THD_Halk/





Türk Hematoloji Derneği sayfasında hasta bilgilendirme kısmında hastalıklar ilgili genel bilgileri  bulabilir bu bilgileri sevdiklerinizle paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Lösemi çeşitleri, tromboz, anemi, kök hücre nakli, lenfoma, immun sistem hastalıkları ile ilgili bilgileri bulabilirsiniz, bu hastalıkların belirtileri, tedavileri  ve daha sonra olası etkileri ilgili fikir kazanması açısından önemli olduğunu düşünüyorum..

17 Şubat 2013 Pazar

Denediniz mi? | Survival Run with Bear Grylls

Survival Run with Bear Grylls
Çook sıkılıyorum, ara ara da olsa boş vaktim oluyor. Bu zamanlarda eğlenceli birşeyler yapmak istiyorum mu diyorsunuz? Eğer öyleyse bugün sizinle paylaşacağım güzel zevkli bir oyun uygulamam olacak :) 

Survival Run with Bear Grylls kendisi boş zamanlarınızda ya da kısacık dinlenme aralarınızda olsun farklı bir heyecan ve keyif alacağınız bir oyun. Kısaca oyundan bahsetmek gerekirse: bir macera adasındasınız ve arkanızda kocaaaaamannn bir boz ayı sizi kovalıyorsa ne yaparsınız :) aslında nasıl kaçarsınız. Sabit hızla hep ileriye doğru koşan karakterimizi boz ayının kendisinden ve sürekli karşılaşacağınız zorluklardan en hızlı ve kıvrak bir şekilde kurtarmanız gerekiyor. Bunun dışında bonusları toplayarak farklı güçler elde edebilir ve oyunu daha zevkli hale getirebilirsiniz. Hoş arka planda çalan müzik sizi havaya sokmak için yetecektir.

İsterseniz oyunumuza ait kısa tanıtım videosunu izleyebilir ve ne kadar zevkli olduğunu görebilirsiniz. Unutmadan oyunumuz hem güzel hem de tamamen ücretsiz :) İyi eğlenceler...



Survival Run with Bear Grylls  uygulamasını indirmek için tıklayınız...

90' ların çizgi filmleri..

Sizin de hatırladıklarınız var mı?
Richie Rich
Arı Maya
Red Kit
Pembe Panter




Heidi

Temel Reis

Şirinler

Jetgiller
Taş Devri
                                                                                     




















16 Şubat 2013 Cumartesi

The Sims 3 Generations

                                              The Sims 3 Generations - Dailymotion video

   
Bilgisayar oyunları ile aranız nasıldır bilmiyorum ama yaşam simulasyonları alanın da bence çok iyi bir oyun. Bir yaşam da bekleyeceğiniz her şey bu oyunda var bence siz de bir bakmalısınız, bazen  yorgunluğunuza  bilgisayar oyunları iyi gelebilir diye düşünüyorum..

GS Junior Çalışmalarım..





Bu fotografta gördüğünüz sevgili cihaz, Yeni Nesil Sekanslama tekniği ile tasarlanmış " GS Junior". Çalışma öncesi sevgili cihazımın bir resmini çektim ve onu sizle paylaştım.

Çalışma zorlukları mutlaka yaşıyorsunuzdur ben yaşıyorum, primer dimerler, pürifikayon zorlukları mix beadler, düşük coverage.

Bunlarla ilgili bana yazmak isterseniz beklerim benim de sizden öğreneceklerim var:))

12 Şubat 2013 Salı

Happy birthday Ergin...




Canım arkadaşım mutlu yıllar, Her zaman gül her zaman mutlu ol...   Sana blogtan bir hediye...

5 Şubat 2013 Salı

Denediniz mi? | Camera360

Camera360
Merhaba, bugün bahsedeceğim paylaşımda çoğumuzun neredeyse bilgisayarlarının bile yerini alan cep telefonlarımız ve tabletlerimiz için hayatımıza kolaylık sağlaması amacı ile hazırlanmış, bizzat kendim test ederek ve severek kullandığım uygulamalardan bahsedeceğim.

Fotoğraf çekmek benim gibi sizler için de bir tutku ise ve her zaman yanınızda bir fotoğraf makinası taşıyamıyor ama telefonunuzu yanınızdan eksik etmiyorsanız tam size göre bir uygulama önereceğim...

Vee karşınızda Camera360 Kullanımının çok basit olması ve performansının da yüksek olması ile dikkatimi ve beğenimi kazanan uygulamamız aynı zaman da kendi bünyesi içerisinde bir çok efekti ve farklı çekim tarzlarını bulundurarak vazgeçilmezler listemde yerini aldı. Biliyorum ki bir kere kullandıktan sonra aynı şekilde sizlerin de beğenisini kazanarak vazgeçilmeziniz olacak.

Unutmadan! standart kamera uygulamalarımız % 15 batarya ömrü kaldığında fotoğraf çekmemize bile izin vermezken Camera360 uygulamasını % 1 seviyesine kadar gönül rahatlığı ile kullanabilir en güzel anlarınızı ölümsüzleştirebilirsiniz. 


Camera360  uygulamasını indirmek için tıklayınız...

3 Şubat 2013 Pazar

Kocatepe Camii..

Ankara'nın bir diğer ev sahibi Kocatepe Camii.. Ankara'nın gece ve gündüz rehberlik eden yüzlerinden biridir. Tarihi ve muhteşem mimari yapısıyla göz doldurur.

Yüksel Caddesi (Ankara)..










Yüksel Caddesi' nde bulunan kitap okuyan kadın heykeli, elindeki İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini  okuyan bir kadın tasvir edilmiş bu heykel, Yüksel Caddesinin ev sahiplerinden biridir..

2 Şubat 2013 Cumartesi

LÖSEV - Sevdikleriniz için hediyeler yapıyor..


Bir birinden güzel ve el yapımı hediyelerinizi seçmek için tıklayınız...

Sevgiliniz İçin Yaratıcı Olun... ( Sevgililer Günü)

Merak Edilen Olun!


Yaratıcılığınızı kullanmaya ne dersiniz, ona bir hediye aldınız evet ama onu sıradan bir şekilde vermek yerine ip uçları ile ona hediyeyi sakladığınız yerden bulmasını sağlayın..

Ona güzel bir akşam yemeği hazırlayın!

Mum ışığında gül yaprakları ile dizayn edilmiş bir sofrada yemek :)

Onun için beraber olduğunuz bir resmin puzzle ni yaptırın!


Ve o puzzle beraber olduğunuz o özel günde birlikte yapın.. Eğer bunun için zamanınız yoksa onun için yazdığınız bir yazıyı büyük bir kartona yazın ve küçük parçalara ayırın daha sonra birleştirmesi için ona verin :))

Onun için bir blog hazırlayın! 


Blog hazırlamak günümüzde çok kolay ve artık sadece size özel olabilecek kadar da güvenli.. 

blog sayfasına onunla çekilmiş resimlerinizi koyabilir, ona olan hislerinizi yazabilir, onunla 

gittiğiniz tatilleri anlatabilir ve internette rahatça bulabileceğiniz hareketli resimlerle sayfanızı 

hoş bir hale getirebilirsiniz dilerseniz herkesle sosyal media aracılığı ile ona olan aşkınızı 

paylaşabilirsiniz.


Sizin Hikayenizi anlatan bir mektup yazın ve ona gönderin!

Onunla tanışma anınızdan başlayarak, hissetiğiniz tüm güzel duyguları, tartışmalarınızı tüm 

acılarınınız mutluluklarınızı, paylaşımlarınızı yazan bir mektup yazan ve sonunda ona tekrar ilan-ı 

aşk edin.

Ona aşk ile hazırlanmış bir kahvaltı süprizi yapın! 

Kalp şeklinde hazırlanmış sandiviçler tostlar yapın ve bunu  ona sunun..

Kaç aydır, yıldır beraberseniz ona o kadar küçük dahi olsa hediye alın!

Ne kadar süredir beraber iseniz ona o kadar sayıda hediye alın, herbirini paketleyin bunların büyük hediyeler olmasına hiç gerek yok, takı, kupa, anahtarlık, kitap vs gibi bunları bir kutuya koyun ve onu mutlu etmek için ona verin :))

Küçük bir tatil!

Eğer imkanınız varsa küçük bir tatil planlayın, ille de aşk şehri Paris ' e gidin demiyorum, siz aşıksanız zaten size her yer Paristir:)) Beraber olabileceğiniz küçük bir tatil kasabası, bu soğukta bir Dağ keyfi ya da oda olmaz diyorsanız şehriniz için deki otellerden bir oda kiralayın ve güzel bir günü beraber yaşayın:))


Radyoya da Gazete de ona aşkınızı ilan edin!

O gün birden çok sosyal medya bunun gibi bir çalışma düzenleyecektir, eğer isterseniz biz bile sevdiğiniz için bu şekilde birşey düzenleriz blogumuzdan:)) Tek istediğimiz sevenler mutlu olsun.


Sevgi zor bulunan bir duygu, sevdiğiniz insana ona sevdiğinizi eminim en güzel şekilde hissetireceksiniz.. Bu güzel duyguyu kaybetmemek için sıkıca sarılın ona..


Sevgiler günü (St. Valentina Tarihçesi)...

Kökeni, Roma Katolik Kilisesi'nin inanışına dayanan sevgililer günü, Valentine ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Bazı toplumlarda bu nedenle " Aziz Valentin Günü" olarak bilinir..

Valentine kelimesi, batı medeniyetlerinde hoşlanılan kişi veya sevgili anlamlarında da kullanılır.. Eski Roma ' da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü, çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno'ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Antik Roma'da 15 Şubat, bereket tanrısı Lupercus un onuruna, Lupercilia günü olarak kutlanmaktaydı. Bu günde, Lupercus'un din adamları tanrıya keçi kurban ederlerdi. Daha sonra kafalarının üstüne koydukları bir parça keçi derisi ile Lupercus'u simgeleyerek, Roma sokaklarında koşturup, karşılaştıkları herkese dokunurlardı. 

Genç kızlar gönüllü olarak ileri atılır ve bereket tanrısının dokunuşundan paylarını almaya çabalarlardı. İnanışa göre bu dokunuş sayesinde doğurganlıkları kolaylaşacaktı.İmparator 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktaydı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkekleri aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi.

İşte bu yüzden  Roma daki tüm nişan ve evlilikler kaldırıldı. Aziz Valentine de Claudius'un hükümdarlığı zamanın da Romada yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi Papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius' un yasağına rağmen gizli gizli çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak bu durumu Claudius kısa bir süre sonra öğrendi ve Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek  öldürüldü. Millattan sonra 270 yılının 14 şubatı Hristiyan şehitliğine gömüldü.

Aynı zamanda, ilk olarak: 14 Şubat, 1800'lü yıllarda Amerika'lı Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok fazla önem kazanmış, sevgililer günü tüm dünyada ticaretin canlandığı bir dönem haline gelmiştir.